1 Aralık 2007 Cumartesi

NÜKLEER YASASINA KARŞI TEPKİMİZİ GÖSTERELİM


NÜKLEER YASASINA KARŞI Cumhurbaşkanına Dilekçe

Rantiyeciler nükleer santrali unutmuyorlar. Bir süredir, özellikle Akkuyu projesi dondurulduğundan bu yana, nükleer santralden az söz edilir oldu. Ama zaman zaman "etkili" ve "yetkili" kişilerce yeniden sözü edilmeye başladı. "Batı nükleer santral kurmaya ve kullanmaya devam ediyor," yalanlarıyla nükleer santral yanlısı kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Dış dünyayı azıcık da olsa izleyenler gerçeği biliyorlar. Ne Türkiye'de enerji krizi var, ne de batı nükleer santral düşkünü! Hepsi yalan! Başta Elektrik Mühendisleri Odası olmak üzere, ilgili meslek odaları Türkiye'de enerji üretimi krizinin değil, enerji yönetimi krizinin olduğunu vurguluyor. Nükleer enerji santrali donanımını üreten gelişmiş ülkelerin hiçbiri kendi ülkelerinde 1970'lerden bu yana nükleer santral kurmuyor ve kurduklarını da birer birer kapatma kararı alıyor. Alternatif 50'den çok enerji kaynağı varken, hiçbiri düşünülmüyor. Ancak nedense, birilerini oldukça zengin edeceği belli olan nükleer enerji santrali tek çözümmüş gibi gösteriliyor. Nükleer santral çözüm değil, ölümdür. Nükleer santralin kurulması diğer santrallerden daha pahalıdır. Üstelik diğerlerinden farklı olarak 30 yıl içinde yeniden sökülmesi gerekir. Oysa diğer tür santraller sürdürülebilir enerji sağlarlar; kurulmasından sonra düzenli bakımları sürekli kullanımlarını sağlar. Nükleer santrallerin atıklarını yok edecek bir teknoloji keşfedilmedi. Nükleer santraller hem çalışmaları sırasında, hem de sökümlerinden sonra yüzlerce yıl boyunca çevreleri için mutlak zararlı ve tehlikelidirler. En gelişmiş ülkeler bile nükleer santral kazalarını önleyemiyor. Bırakın 16 yıl önceki Çernobil kazasını, 2000'li yılların eşiğinde bile içinde ABD ve Japonya dahil pek çok yerde önemli nükleer santral kazaları yaşandı. Ayrıca Türkiye'nin deprem kuşağı üzerinde bulunduğunu unutmayalım.

Türkiye Kyoto'yu İmzala! İklim Değişikliğini Durdur!

Önümüzdeki ay, 8 Aralık 2007 Cumartesi günü yine Kadıköy Meydanı'nda olacağız. "Türkiye Kyoto'yu İmzala - İklim Değişikliğini Durdur!" sloganıyla yapacağımız bu mitingde çok daha kalabalık olmak istiyoruz. Bu miting dünyanın 75 ülkesinde aynı anda yapılacak (http://www.globalclimatecampaign.org).Daha önce 3 Aralık 2005 ve 4 Kasım 2006'da da katılmış olduğumuz bu küresel eylem günleri, bu yıl yine Kyoto'ya taraf olan ülkelerin Endonezya'nın başkenti Bali'de yapacağı zirve toplantısının hemen öncesinde hükümetlere seslenmek amacını taşıyor ve Kyoto Protokolü üzerine yaşamsal kararların alınacağı bu toplantıya etki etmek son derece önemli.Bilgilendirme mesajlarıyla gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.Sizi de, 8 Aralık Cumartesi günü İstanbul Kadıköy meydanında yapacağımız mitinge davet ediyoruz. Miting saat 11.00'de Kadıköy Tepe Nautilius önünden başlayacak. Türkiye Kyoto'yu İmzala! İklim Değişikliğini Durdur!Güneş, Rüzgar Bize Yeter!

Daha fazla bilgi için:Mitingi düzenleyen Küresel Eylem Grubu'nun sayfası http://www.kureseleylem.orgTürkiye Kyoto'yu İmzala! imza kampanyasını düzenleyen ve mitingi destekleyen Yeşiller'in sayfası http://www.yesiller.org